Kendi Ortodontik Tedavi Yolculuğum – Teller nasıl takılıyor?

Kendi Ortodontik Tedavi Yolculuğum – Teller nasıl takılıyor?
Haziran 7, 2018 admin

Profesyonel hayatta sürekli en iyiyi yapmaya çalışan bir ortodontist ve özel hayatımda ise çok fazla hobisi olan, az uyuyup çok yaşayan bir insanım.

Bu siteyi oluştururken ilk istediğim şey bir blog bölümünün olmasıydı. Çünkü kendimi tanıtmaktan çok, keşfetmeyi ve keşfettiklerimi de paylaşmayı çok seviyorum. Dolayısıyla burası benim için hem ortodonti bilgilerimi hem de hayatımdaki diğer tecrübeleri paylaşabileceğim bir alan olacak.

İlk yazımda da her ikisinin, yani profesyonel hayatımla özel hayatımın birbirine karıştığı kendi #ortodontiyolculuğum dan başlayacağım.

Senelerdir istiyordum ortodontik tedaviye başlamayı. Ancak dişlerimdeki problemler herkesin fark edemeyeceği düzeyde olduğundan etrafımdakiler hep karşı çıktı. “Ne gereği var şimdi senin braketlerle uğraşmanın?”

Ben iç sesimi dinleyerek iki hedefle bu yola çıktım. Birincisi kendimi hastaların yerine koyup neler hissettiğini anlayabilmek (sonuçta bunu bir beyin cerrahı yapamaz ama ben yapabilirim), ikincisi de gerçekten istediğim daha güzel gülüşe kavuşabilmek.

Evet sonunda 31 yaşında başlayabildim kendi tedavime.

Hep sorulan sorulardan biri! “Tedavi için geç mi kaldım?”

Hayır.

Ortodontik tedavi her yaşta mümkün. Kendi babama da geçen sene tedavi yapmak zorunda kaldım.

“Zorunda kaldım” diyorum çünkü bazı durumlarda, bir implant yerinin açılması, hatta bazen kaybedilen kemiğin yeniden kazanılması için bile tel takmak zorunda kalabiliyoruz.

Sonuçta artık “en sağlıklı çözüm” ün kendi dişlerimizi kullanmak olduğunu, özellikle dünyanın bu kadar “sağlıklı yaşam” a yöneldiği bu devirde hepimiz çok iyi biliyoruz.

Yaşım ve sosyal ortamım dolayısıyla daha estetik bir braket tercih ettim. O da “seramik braketler”… En azından şu an “dişlerinde bir şey var ama ne?” diye düşünüyor fotoğraflardan görenler…

Şimdi size kısaca ilk iki ayım nasıl geçti onlardan bahsedeceğim:

Öncelikle braketin yerleştirilmesi çok kolay bir süreç. Ağrı-acı duyacağınız hiç bir şey yok. Benim için en garip kısmı şu ekartörün yerleştirilmesiydi. Artık konuşmak zorlaşıyor ya, o gariplik o yüzden…

Artık bu alet de bize çok yabancı değil biliyorsunuz. Çünkü geçen sene bir oyun çıktı bununla oynanan. Ağzınıza takıp konuşuyorsunuz, oyun arkadaşınız söylediğinizi anlamaya çalışıyor. Oyunun fotoğrafını da göstereyim sizlere. Belki ortodontistine gitmeden önce nasıl bir şey olduğunu anlamak isteyen olur 🙂

Yaklaşık yarım saatlik bir işlem braketlerin yerleştirilmesi. Sonra bir anda bambaşka bir insan 🙂

Hemen bir şeylerin dişlerinizi ittiğini hissediyorsunuz ama rahatsız edici bir şey değil. Hassasiyet hızlı başlamıyor. Ama bir süre sonra yavaş yavaş hissediyorsunuz tabi. Bu kısmı çok ilginç benim için. Çünkü bunu hep hastalara anlatıyordum ama tam olarak ne olduğunu ben de bilmiyormuşum. Yumuşak şeyler yerken her şey eskisinden farksız ama bir yeşilliği bile ısırırken dişlerim eski gücünde değilmiş gibi hissediyordum. İlk bir hafta için! Sonra yine her şey normale dönüyor. Bilimsel açıklamasıyla oyalamayacağım sizi 🙂 Ama bunların hep normal olduğunu bilin. Bir hafta yumuşak beslenmeye çalışın daha rahat geçirebilmek hatta bu dönemden hiç etkilenmemek için.

Ben hep aynı örneği veririm hastalara. Çok küçük yaşta hastalarımız var. Onlar da her ay gülerek gelip sarılıyorlar bana, öyle başlıyoruz tedaviye. Acı veren bir tedavi olsa inanın önce onlar kaçarlar bizden 🙂

İlk günlerde hastaları rahatsız eden bir başka şey tellerin yanak ve dudaklara batması. Ben bunu hiç yaşamadım. Her hastamıza başladığımız gün “ortodontik mum” veririz. Kendi yanıma da 3 farklı marka mum aldım. Hangisi daha işe yararmış hastalar için test ederim demiştim. Hiç ihtiyacım olmadı. Bence bu yanak yapısıyla alakalı biraz. Daha sert ve gergin yanaklılar biraz daha fazla teller üzerine bastığı için batmalar olabiliyor alışma döneminde. Yine bunlar da bir hafta sonra iyileşip geçiyor.

2 aydır tellerimle yaşıyorum ama bu süreçteki tek problemim salata yemek ☺ Her yemekten sonra hemen ayna karşısına geçip dişlerimi fırçalamaya çalışıyorum. Bu kadar zorluk da sonucunu düşünerek katlanılabilir diye düşünüyorum.

İşte benim #ortodontiyolculuğum böyle devam ediyor…

Buraya yazmaktaki amacım bu yola çıkacaklara biraz fikir verebileceğim ya da şu an bu yolculukta olan başka arkadaşlar için şu an neler yaşadıklarını daha net görebilmelerini ve bazı problemleri kendi başlarına çözebilmelerini sağlayacağım.

O yüzden de sorularınızı, #ortodontiyolculuğum uzda başımıza gelen çözemediğiniz problemlerinizi paylaşmanızı istiyorum…

Tekrar görüşmek üzere!

Gülmekten hiç vazgeçmeyin!

Buket Erdem

Facebook
Instagram